https://www.egleniyormuyuz.com/wp-content/uploads/2020/03/sonn-1280x869.jpg

Dilara Ceren Durna Önerileri: Uzay Boşluğu, Dijital Detoks ve Drag Race! Dilara Ceren Durna'nın uzay boşluğundan gelen çevirisini, kişisel detoks çalışmalarını ve önerdiği harika yapımları keşfedin!

Herkese merhabalar! Öncelikle şunu söylemeliyim, ev hapsinin dördüncü gününde başladığım bu yazım, ev hapsimin onuncu gününde baya bir şekil değiştirdi. İlk “evlerinizden çıkmayın” uyarısının geldiği andan beri kendimi eve kapamış vaziyetteyim, hiç de gocunmadım çünkü bilhassa etkinlik sektöründe 7/24’lük bir tempoya alışık olduğumuz için, iki hafta evimde duracak olmak bana adeta Leyla ile Mecnunun kavuşması gibi geldi. Canım evim… hiç önemli değil tabii ki seve seve otururum.

Dilara Ceren Durna önerileri

Çok uzun zamandır, “hiçbir şey yapmak zorunda olmasam şunu yapardım” dediğim, ya da “bir müsait zamanda şununla kesin ilgileneceğim” diye diye ertelediğim bir sürü şey vardı. “Tamam, ya!” dedim; harika bir fırsat! Telefonumdaki sekiz bin fotoğrafın bir daha asla bakmayacağım en az yedi bin tanesinden kurtulabilirim, on bin maile ulaşmış mail kutularımda, 2005’ten kalanları silebilirim.. “Yer bulamadığın ıvır zıvırların hepsini tık” çekmecemi elden geçirip gerçekten ihtiyacım olmayanları atabilirim.. Derken iki mail silip, bir saat Twitter’a baktım. Sonra yemek yedim. Yerken Instagram’a düştüm. Bolca tuvalet kağıdı sektirme hikayesi izleyip sonra tekrar çekmeceyi açtım. Elime geçen ilk bir kaç şeyin lazım olup olmayacağına bir türlü karar veremeyip en iyisi biraz YouTube’da Elon Musk ve Grimes’le alakalı videoları izleyeyim de kafam dağılsın dedim. Tabii ki Youtube şimdi atıştırmalıksız gitmez diye düşündüm. Sonra hadi iki mail daha sildim. Hop yine karnım acıktı, yemek yedim. Yemek yaptım, yemek yedim, yemek yedim, yemek yedim derken o kadar boş vaktim olmamış ki, olunca da ne yapacağımı şaşırdım. Bu karantina sürecine ilk etapta çok sevindim ama malum, insan doğasında alışmış kudurmuştan beterdir kuralları geçerli o yüzden benim ilk 5-6 gün tertemiz çöp oldu. Neyse adaptasyon süreci diyelim.

Dilara Ceren Durna önerileri

Zamanımı çöp gibi geçirince gerçekten çok vicdan azabı çekiyorum ama bazı durumlarda vicdan azabı çekecek olmak beni yine de bunu yapmaktan alıkoymuyor. İçinde bulunduğum “gönüllü ohal” durumumu değiştiremeyeceğimi ve bu sürecin oldukça uzun bir süre daha devam edeceğini kabul ettiğimde bi rahatladım artık. Kabullenmek müthiş bir şey her konuda! Sonra da zaman yönetimimi yeniden ele alıp bu süreci gerçekten iyi bir şekilde değerlendirmeye başladım  ve kendi yöntemlerime dair naçizane bir kaç küçük tatlı öneride bulunacaktım ki, bir senesini uzay istasyonunda geçiren Nasa Astronotu Scott Kelly’nin New York Times için yazdığı yazıya denk geldim ve on günlük karantina maduru birindense, yazısına “Bir sene boyunca uzayda yaşadım ve izole olmakla alakalı paylaşacağım ipuçları var, – Dışarıya çıkamayan birinden” diye başlayan bir astronotun önerilerinin daha kayda değer olduğuna kanaat getirdim, adam izolasyon pro olmuş en nihayetinde; başlığı gördüğüm an önümü ilikledim ve bu yazıyı sizin için Türkçe’ye çevirmeye karar verdim. İngilizce olarak yazının tamamına ulaşmak isteyenler için linki buraya bırakıyorum.

 

Bir Sene Boyunca Uzayda Yaşadım ve

İzole Olmakla Alakalı Paylaşacağım İpuçları Var;

– Dışarıya çıkamayan birinden- Scott Kelly

Evde kapalı kalmak zorlayıcı olabilir. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bir sene boyunca yaşadım ve bu hiç kolay değildi. Uyuduğumda, işteydim; uyandığımda, hala işteydim. Uzay boşluğunda uçmak, muhtemelen istifa edemeyeceğiniz tek iş ve yukarıda geçirdiğim zaman boyunca bazı şeyler öğrendim. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum çünkü corona virüsünün daha fazla yayılmasını engellemek için hepimizin kendini evine kapattığı bu dönemde bu ipuçlarının sizler için de faydalı olabileceğine inanıyorum ve işte, uzunca bir süre boyunca bunu tecrübe etmiş birinden, izolasyon önerileri:

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Bir Programı Takip Edin

Uzay istasyonundayken, uyandığım andan yatacağım ana kadarki bütün zamanım sıkı bir şekilde programlanmıştı. Bu programlarda bazen sekiz saate kadar uzayabilen uzay yürüyüşleri olurdu, bazen de uzayda yetiştirdiğim çiçekleri kontrol etmek gibi beş dakikalık görevler yer alırdı. Bir plana bağlı kalmanın size de ailenize de alıştığınız dışında bir ev/iş hayatı rutinine adapte olma konusunda ne kadar faydalı olacağını göreceksiniz. Dünyaya döndüğüm zaman, uzayda olmanın sağladığı yapıyı ve bunun bana faydalarını gerçekten özledim ve artık bu alışkanlıklarım olmadan yaşayamayacağımı düşünüyorum.

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Fakat Kendi Temponuzu Belirleyin

Sürekli olarak aynı yerde çalışıp, aynı yerde yaşadığınız zaman, eğer kontrolü iyi bir şekilde elinizde tutmazsanız, işiniz bütün vaktinizi almaya başlayabilir. Uzayda yaşarken, tempomu incelikli bir şekilde ayarladım çünkü bunun uzun soluklu bir süreç olacağının farkındaydım, tıpkı şu an içinde bulunduğumuz süreç gibi. Sizi eğlendirecek aktivitelere vakit ayırın. Mesela biz buradaki diğer arkadaşlarımızla film geceleri yaptık, hatta Game of Thrones’u iki kere baştan sona izledik. Tüm bunları yaparken, programınıza belirli bir yatış saati eklemeyi sakın unutmayın. Nasa’da çalışan bilim adamları, uzaydaki astronotların uykularını oldukça yakından araştırıyorlar ve uyku kalitemizin modumuzla, kişisel ilişkilerimizle ve buradaki farkındalığımızla son derece bağlantılı olduğunu buldular. Bu üçlü sadece uyku kalitesi için değil, uzaydaki görevlerimizi, aynı şekilde ev izolasyonundaki sorumluluklarımızı yerine getirmedeki başarımızla da yakından ilgili.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir  En Absürt 10 Yılbaşı Hediyesi

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Dışarı Çıkın

Uzaydayken en çok özlediğim şey, dışarı çıkabilmek ve doğada olabilmekti. Çok uzun bir süre boyunca küçük bir yere hapsedilmenin ardından dürüst olmak gerekirse yeşile, taze toprak kokusuna, güneş ışıklarını yüzümde hissetmeye, özetle doğaya karşı büyük bir açlık hissetmeye başladım. Bu yüzden yapmış olduğum bu çiçek yetiştirme deneyi benim için tahmin ettiğimden çok daha önemli hale geldi. Ekip arkadaşlarımın bazılarının, kuş sesi gibi hatta sivrisinek vızıltısı gibi dünyaya ait seslerin olduğu kayıtları tekrar tekrar çaldığı olurdu.. Şu anda kulaklarımı sivrisinek vızıltısından korumak için herşeyi yapsam da, uzaydayken bu sesler bana kendimi dünyada gibi hissettirirdi.

Bir astronot için dışarı çıkmak günlerce hazırlık gerektiren tehlikeli bir görevdir o yüzden şu an içinde bulunduğumuz durum büyük bir çıkmaz dahi olsa, en azından istediğim zaman kısa bir yürüyüş için dışarı çıkabilirim ve bunun için uzay kıyafeti giymek zorunda değilim. Ayrıca astronotlar gibi günde iki buçuk saat spor yapmak zorunda değilsiniz ama yine de her gün mutlaka hareket etmek karantina rutininizin bir parçası olmalı. Sadece dışarı çıktığınız zaman, en az bir buçuk metrelik güvenlik mesafesini asla ihlal etmeyin.

-Yazıyı çeviren kişi olarak burada küçük bir notum olacak. Sevgili Scott; bu konuda sana yüzde yüz katılsam da, içinde bulunduğumuz durumu paylaştığımız herkes bu duyarlılıkta olamadığı için bu paragrafı yine de kendimce Lütfen Evinizde Kalın! Şeklinde yorumlamadan geçemeyeceğim.-

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Yeni Bir Hobi Edinin

Uzunca bir süre küçük bir alanda hapsedilmiş şekilde yaşarken, iş veya günlük ihtiyaçlarınızla alakalı olmayan bir uğraş edinmek zorundasınız. Dünyadan kitap getirmem buradaki bazı arkadaşlarımı oldukça şaşırtsa da, diğer insanların sizi bildirimlerle bölmediği ya da yeni bir sekme açmak zorunda olmadığınız bir ortamda bir kitabı fiziki olarak okumak, o öğrenme süreci ve sükunet, gerçekten paha biçilemez. Bunların dışında bir enstrüman çalmayı deneyebilir veya bir sanat dalında kendinizi geliştirebilirsiniz. Astronotlar uzaydayken tüm bunlar için zaman ayırabiliyor! Kanadalı astronot Chris Hadfield’in Space Oddity şarkısını yeniden yorumladığı o ünlü videoyu unutmayın!

 

Günlük Tutun

Nasa, izole olma halinin insanlar üzerindeki etkisini çok uzun zamandır inceliyor ve günlük tutmanın son derece önemli olduğuna dair elde ettikleri şaşırtıcı bulgular var. Bu bir senelik görevim boyunca, deneyimlerimi kağıda dökmek için neredeyse hergün vakit ayırdım. Kendinizi her günün aynı geçtiği bir döngüde bulursanız ki içinde bulunduğunuz durum içerisinde bu sıklıkla olabilir, ne hissettiğinizi beş duyunuzdan yola çıkarak tanımlamaya çalışın veya eski hatıralarınızı kaleme alın. Benim yapmış oldğum gibi günlüğünüzü sonradan kitaba çevirmeyi düşünerek yazmak zorunda değilsiniz ancak yaşadığınız günler hakkında yazmak, edindiğiniz deneyimleri bir perspektife oturtmanızda ve bir zaman sonra geriye dönüp baktığınızda o dönemin aslında sizin için ne ifade ettiğini hatırlamanızda büyük önemi arz edecek.

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Diğer İnsanlarla İletişimde Kalın

Uzay istasyonunda görev alan bir komandonun sahip olduğu bütün sorumluluklara rağmen, ailem ve arkadaşlarımla yapabileceğim bir görüntülü konuşma fırsatını asla kaçırmadım. Yapılan araştırmalara göre izole olma hali yalnızca mental sağlığımızı değil fiziksel sağlığımızı, özellikle bağışıklık sistemimizi de önemli ölçüde olumsuz etkiliyor. Sahip olduğumuz teknoloji, sevdiklerimizle iletişimde kalmayı bugüne kadarki en kolay haline getirmiş durumda ve her gün bu diyaloglara vakit ayırmaya gerçekten değer. Hatta virüslerle olan savaşınıza oldukça da faydası var!

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Yalnızca Uzmanları Dinleyin

Bir çok sorunun çözümünün roket bilimine dayanmadığına eminim; ola ki dayandı, o zaman tavsiye almanız gereken kişiler roket bilimciler. Uzayda yaşamak bana, benden daha fazla bilgiye sahip olan insanlara güvenmenin ne kadar fazla olduğunu öğretti. Bu, yeri geldi bilimle alakalı oldu, yeri geldi mühendislikle, ilaçlarla veya beni canlı tutan bu uzay istasyonunun inanılmaz derecede karışık yapısıyla ilgili oldu. Özellikle şu anda içinde bulunduğumuz bu zorlayıcı durumda, en doğru bilgiye ulaşmak için bu konu hakkındaki en tecrübeli kişilere, en biligili kuruluşlara kulak vermemiz gerekiyor. Sosyal medya üzerinden paylaşılan ve doğruluğu kanıtlanmamış paylaşımlar ciddi bilgi kirliliklerine sebep olabilir. Bunun yerine Dünya Sağlık Örgütü veya John Hopkins Coronavirus Araştırma Merkezi gibi kuruluşların yayınladıkları bilgileri dikkate alın.

Dünya Sağlık Örgütü Linki

John Hopkins Coronavirus Araştırma Merkezi Linki 

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Hepimiz Birbirimize Bağlıyız

Uzaydan bakıldığı zaman, dünya üzerinde hiçbir sınır yok. Corona virüsünün yayılması sebebiyle geldiğimiz bu durum aslında bizlere gösteriyor ki tüm insanlık olarak bizi bir arada tutan şeyler, dünya üzerindeki paylaşımımız, aslında bizi ayıran şeylerden çok daha güçlü; iyi anlamda da, kötü anlamda da. Burada yaşayan herkes sadece insan olması sebebiyle bile birbirine bağlı ve problemlerimizi çözebilmek için ne kadar birlik olabilirsek sonuçlar da bizim için o kadar iyi olacak.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir  Ölmeden Önce Görmeniz Gereken UNESCO Mirasları

Dünya’yı uzaydan görmenin yan etkilerinden biri de, en azından benim için, kendi dışınızdaki insanlara karşı duyduğunuz şefkatin ve merhametin artması. Evlerimize kısılıp kaldığımız için kendimizi çaresiz hissedebiliriz fakat her zaman yapacak bir şeyler var. Video görüşmelerle çocuklara kitap okuyanları, zamanını ve paralarını online yardım kuruluşlarına bağışlayanları, daha yaşlı ve yalnız olan komşularına yardım eden kişileri gördüm. İyilik yapan kişinin kazancı da en az iyilik yapılan kişi kadar önemli, bunu lütfen unutmayın.

İnsanların hayal dahi edilemeyecek en büyük zorlukların bile birlik olarak üstesinden gelebildiklerini gördüm ve biliyorum ki yeniden bir araya gelerek, bu sorunun da üstesinden geleceğiz.

Ha bu arada, lütfen ellerinizi yıkayın, sık sık.

Scott Kelly

 

Evet, bu uzun New York Times makalesini çevirmek oldukça vaktimi aldı fakat değdi bence. Scott Kelly’nin yazdıklarına katılıyorum ve son olarak benim de eklemek istediğim bir kaç bir şey var. Coronasız normal bir günde, hepimiz işe gidiyoruz, o veya bu şekilde bize söyleneni veya yapmamız gerekeni yapıyoruz fakat bence esas konu bazı şeyleri yapmak zorunda olmadığımızda yapabilmek, bu motivasyonu kendimize sağlayabilmek. Bunun için de;

 

Günü Programlamak

Bir program yapıp ona uymak bana iyi geldi açıkçası. Hele hele yazınca daha da güzel oluyor çünkü o işi tamamladıktan sonra yanına “tik” atmak insanı daha da şevklendiriyor.

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Sosyal Medya Detoksu

Televizyonda gördüğümüz şeylere güvenemediğimiz şu dönemde sosyal medya doğru bilginin tek adresi gibi duruyor fakat orası da fazlaca felaket çığırtkanlarıyla dolu. Kendi adıma modumu düşürmemek için gerçekten sosyal medyada geçirdiğim zamanı kısıtlamaya başladım. Ayrıca tuvalet kağıdı sektirme videosu, komik kedi köpek videosu gibi şeyler görünce hipnotize oluyorum o yüzden ailem ve arkaşadaşlarımla yapacağım görüşmeler hariç, telefonumu elime almamaya karar verdim. Grup mesajlarının sesini kapadım.

Dilara Ceren Durna önerileri

 

İzlemelikler

Çok yoğun bir şekilde çalışan, tatil dönemlerinde de kendini doğaya atan bir insan olduğum için dizi/film izleme konusu bende biraz eksik. Bu güne kadar hala izlememiş olduğum kültleri, hiçbir fikrim olmayan Oscar’lık filmleri izleyeceğim. Onun dışında Netflix’te severek izlediğim bir kaç şey önereceğim;

Unnatural Selection

Bilim insanlarınca bulunan bir protein sayesinde dünyadaki tüm canlı DNA’larının istenildiği gibi programlanması ve bu konu üzerine yapılan etik tartışmalarla ilgili bir belgesel. Çok iyi bence ama bir şey izleyesiniz varken izleyin. Açayım da arakada oynasınlık değil.

 

Night on Earth

Vahşi doğadaki hayvanların ileri teknoloji ve kızılötesi kameralar sayesinde çekilmiş gece görüntüleri. Çok iyi! Güzel şeyler göresiniz varsa kesin izleyin.

 

Abstract, the Art of Design:

İzledikten sonra dünyayı baştan yaratası geliyor insanın!

 

Ru Paul’s Drag Race

Amerika’da yılın Drag Queen’ini seçmek için düzenlenen bir reality show. Tek kelimeyle ba-yı-lı-yorum! Üçüncü sezondan başlayın. İlk sezonların çekim kalitesi biraz düşük. En iyisi de beşinci sezon!

 

Fyre Festival

Bu belgesel, kendim de etkinlik sektöründe çalıştığım için bana en ala korku filminden daha büyük bir gerilim yaşattı. 50 Cent‘in, “2020 Fyre Festival’i organize eden kişiler tarafından yönetiliyor galiba” diye bir tweeti var, gerisini siz düşünün.

 

Okumalıklar

Şu anda Karısını Şapka Sanan Adam’ı okuyorum. Listeye de bir çok kitap aldım. Herkesin zevki başka o yüzden kitap önerme işinde bir tık geride kalacağım sanırım ama günde en az elli sayfa kitap okuyacağım diye bir hedef koydum kendime. Tavsiye ederim!

Dilara Ceren Durna önerileri

 

Hareket(sizlik)

YouTube’e, istediğiniz antrenman şekli ve süresini yazınca yüzlerce video çıkıyor. “1 hour home workout” benim şu anda yaptığım. Her gün başka bir şey deniyorum veya 30 dakikalık iki tanesini arka arakaya açıyorum. Çok garip geldi ama ilk. Odada yalnız olsam bile ilk etapta bi’ kendimden utandım da alıştım galiba. Veya o tartıdaki ibre alıp başına gidecek…

 

Bunların yanında unuttuğum İspanyolca’mın üzerine düşmek, plastik kullanımını azaltmaya yönelik araştırma yapmak, Everest Base Camp videolarımı montajlayıp düzenli bir şekilde Youtube’a koymak gibi diğer görevler de yazdım listeye.

Elinizi cidden vicdanınıza koyup düşündüğünüzde eminim siz de uzunca bir liste çıkarabilirsiniz. Herkesin Popisi kendine. Ya da aamaaan, kedi köpek videolarıyla mutluysanız da izleyin gitsin şu coronalı dünyada yarın ne olacağımız belli değil. Zor günlerden geçiyoruz. Canınız sıkılabilir, siniriniz bozulabilir. Kendinizi zorlamayın, güçlü olmak için uğraşmayın, mutlu olun uyum sağlayın yeter, çünkü ne demiş şair; en güçlü olan değil en iyi uyum sağlayan hayatta kalır. Herkese çok sevgiler!